Sunday, 23 August 2015

Kazanmak ama nasıl ?

Başakşehir iki İstanbul maçını da kaybetti ? Neden ? Sebebini, sonuca bakarak söylemek kolay iş: dolgu malzemesi olarak medya bunu kullanıyor zaten.
Her zamanki gibi tersten bakıyoruz ve diyoruzki: mart-nisan-mayıs 2015 dönemindeki maçlara bakmak gerekir ? Mağlubiyetlere mi ? Hayır ! Galibiyetlere bakmalı ve:

- ne yaptığına değil, ne yapmadığına bakmalıdır.
- maç içi hareketleri "nasıl" yaptığına bakmalıdır.

Bu konuda veriler üzerinden farklı modeller geliştirmek mümkündür. Başakşehir için kurduğumuz modeli koruyoruz. Normalde vatandaşa karışık gelebilecek analizlere geçmiyoruz ama tek cümleyle ifade edelim: her takımın performans eşiği vardır ve Başakşehir bu eşiğini farkedememiştir, edecek de görünmemektedir.

Galatasaray vakasına gelelim:
Osmanlıspor önünde galibiyetin "miktarsal" değeri kadar kalitesi de önemli olacaktır. Bunu farketmeden oynadığı nice maç da vardır. Tersten okuyalım: Real Madrid mağlubiyeti bu şekilde mi bekleniyordu, daha kötüsü bekleniyor muydu ? Mağlubiyetin de kalite anlamında önemi vardır. Alışılmış bakışa uymuyor olsa da doğrulanmış gerçektir.
Doğrudan sonuca gelelim:
GS için model olabilecek takımların savunma güç göstergesi 100.000 üzerindedir (basit ifadeyle belirtiyorum). GS için bu değer 99.940 değerindedir ve fark basit görünse de kapanmayacak gibidir. Oynanacak maçlardaki hareketler belirleyici olacaktır.
Benzer şekilde: hücum gücü 99.859 değerindedir. Düşüktür. Bu düşük rakamla ciddi hücum gücü beklemek ortalamada zor görünmektedir.

Pazartesi maçında en az 2 gol atabilmesi halinde daha kötü kırılıma gitmeyecektir. En azından frenlemiş olacaktır. Savunma tarafında ise 1 gol dahi yemesi ileride sıkıntı getirecektir.




Tuesday, 11 August 2015

Fenerbahçe deplasmanda riskli durumda

Fenerbahçe deplasmanda riskli durumda kalıyor. Son 3 sezona baktığımızda bir döngü görüyoruz:
2012 - 2013 sezonunda deplasmanlarda puan kaybı fazla iken, 2014- 2015 sezonuna yaklaştıkça bu kayıpların azaldığını görmekteyiz. Elbette bunun sebepleri var ve burada detaya girmiyoruz. Tesadüfi sebepler olmadığını düşünüyoruz.
Bu 3 sezonda; cuma 2,  pazartesi 5 maç yapılırken kalan maçların çoğu pazar günü oynanmış durumda. Pazar maçlarının deplasman performansıyla ilişkisi ne olabilir ?
Sorular çoğalabilir ama sonuca gelelim:
2012 ağustostan bu yana başlayan döngünün bittiğini düşündüren çok fazla bulgu var: Fenerbahçe için deplasman maçları kabus olabilir.

Monday, 10 August 2015

Galatasaray deplasmanda kazanır mı ? Daha az kaybeder mi ?

Bu sezonun en iddialı ekiplerinden biri de Galatasaray olmalı  değil mi ? Yapılan harcamaların kaldıraç etkisiyle daha yüksek fayda alabilecek midir ? Sezona kupalar moraliyle başlarken heyecan ne yöne akacaktır  ? Kupalar güzeldir ama veri anlamında ifadesi sürekliliğin sonucudur. Peki bu süreklilik devam edebilecek midir ? Bir başka deyişle kupa kupayı çeker mi ? Ne kadar çeker ? İki kupa arası dalga boyu nedir ? Frekansı ne yönde gelişmektedir gibi, bu sayfa okurlarının bazılarına "kahve muhabbeti" olmayacak ifadelerle devam edebiliriz.
Normalleşelim ve ortalamaya uymaya çalışalım. Belirtelimki: kupa kupayı çekmez. Çekim gücü istikrardan gelir. İstikrarı belirleyen de maç içi hareketlerdir. Tek maça bakarak yorum yapmayı genelde severiz ve ortalama hareketlerin ne yönde geliştiğine bakmayız.
Vatandaş böyle düşünür de para sahibi yöneticiler, karar vericiler işin neresindedir ? Onlar da "sokak gözü" ile mi bakmalıdır ? Bakarsa bedeli ağır oluyor elbette.

İşte size Galatasaray rakipleri için bir analiz: durumsal, tahminsel, reçetesel.
Her durum için ayrı modeller kurduk ve işletiyoruz.
Bu modeller geçmişte kendilerini doğrulamışlardır.

Durum Analizi:
(Galatasaray deplasman puan beklenti tablosu)
Oran 102 değerine yaklaştıkça ev puan kazanır, Galatasaray puan kaybeder.
Oran 101 değerine yaklaştıkça ev puan aybeder Galatasaray puan kazanır.

SEZONLAR GELİŞİMİ
ayort.
101,35
Ağu 2013101,36
Eyl 2013101,30
Eki 2013101,37
Kas 2013101,44
Ara 2013101,34
Oca 2014101,36
Şub 2014101,36
Mar 2014101,36
Nis 2014101,37
May 2014101,30
Ağu 2014101,30
Eyl 2014101,44
Eki 2014101,37
Kas 2014101,30
Ara 2014101,33
Oca 2015101,30
Şub 2015101,30
Mar 2015101,37
Nis 2015101,44
May 2015101,32

Tabloyu özetleyelim:
Galatasaray'ın deplasmanda puan kazanabilmesi için rakamın 101 seviyesine yakın olması gereklidir.  Görüldüğü gibi mayıs 2015 deplasman maçlarında takım bunu sağlamıştır.
Elbette fikstür etkisi de önemli faktördür. Yani fikstürün aylar içinde ne kadar deplasman maçı içerdiği önemlidir. O ayın deplasman performansını belirler.

AMA:
Her takımın gücünün, iç performansının, dışarıdan bakanların göremeyeceği değerlerinin sınırları vardır.

Tahminsel Analiz:
Bu sınırlar tabloda açıktır:
Galatasaray deplasmanda 101.44 - 101.30 arası performans göstermektedir.
Görüldüğü gibi rakamsal anlamda şişme ve gevşeme dönemleri (çöküş - yükseliş) nettir.
Takımın gelecek Lig aylarında deplasmanda ne yapacağı tahmin edilebilir durum olmuştur.
Kurduğumuz model bu ve benzeri sorulara cevap bulmaya imkan vermektedir.
Bir başka deyişle: Galatasaray'ın deplasmanda kaç puan toplayabileceği tahmin edilebilir olmuştur.


Reçetesel Analiz:
Bu tabonun "ev maçları" tarafı da vardır. İki grup ayrı ayrı analiz edilebileceği gibi, birlikte de işlenebilir ve karar aldıracak bulgular çıkabilir.
Örneğin: Galatasaray  geçmiş sezonlar ortalamasına göre %20 daha fazla puan almak için ne yapmalıdır ? Deplasman düşüşleri yumuşatılabilir mi ? Böylece ANA HEDEF olan istikrarlı maç davranışları yakalanabilir mi ?
Stratejik (40-60 maç) veya taktiksel (3-6 maç) için reçeteler farklı soruları gerektirecektir. Her cevap mutlaka karar almaya yönelik olmalıdırki takım maliyetinin karşılığı gelir olarak  doldurulabilsin.

Sunday, 26 July 2015

Galatasaray hazır mı ?

Galatasaray hazır mı ? Kupa, Lig, Avrupa maçları takımın yeterli olmasını gerektirecek kadar sert geçecektir.  Hazırlık maçları bu sertliğe karşı yeterli olmayı sağlamış mıdır ? Takıma katkısı ne olmuştur ? Kısa vadede hangi sorunların cevaplanmasını sağlamıştır. Orta ve uzun vadede cevap verebileceği sorular hangileridir ? Hazırlık maçlarıyla puan maçlarının ilgisi olmadığını mı düşünmeliyiz ?
Eğerki bu maçların Lig ve Avrupa için faydası yoksa neden oynanmaktadır ? Ciddi maliyetlerin sonucunda nelerin kazanılması hedefleniyor ? Neresinde kalınmıştır ?
Yeni oyuncular deneniyorsa bunların neyi başarması hedefleniyor ? Çalışma azmi, başarısı yüksek görünen oyuncu normal sezonda ne yapabilir ? Yorgunluk işaretleri görülebilir mi ?
Galatasaray geçen yaz 5 hazırlık maçı yaptı. Bu maçlarda 3 galibiyet, 1 beraberlik, 1 mağlubiyet aldı. Sonrasını hatırlayalım: Lig'de eylül, ekim ve kasımda 1er maç mağlubiyet almıştı.
Bu sene ise galibiyet serisiyle devam eden hazırlık maçlarını görüyoruz. Peki Lig'e nasıl yansıyacaktır ? Ağustos ayında Bursaspor ile yapılacak kupa maçı belirleyici midir ?

Analiz edildiğinde görülmüştürki hazırlık maçlarında alınan sonuçlara göre Lig'de şampiyon olma oranı bellidir. Uzun dönem analizinde önemli lig takımları için bu analizler yapılabilir.

Aşağıdaki tabloda Galatasaray'ın ocak 2015 hazırlık maçlarıyla birlikte temmuz 2014 bu yanaki maçların durumu görülüyor:

TG//
SNÇTGfarkriskmaç #
 3,101,11,7310
GLB3,571,92,217
BER1,000,00,712
MGL4,00-2,0 1

Toplam 10 maç ve 7 galibiyet. Galip geldiği maçlarda toplamda 3.57 gol atılırken, ortalama 1.9 farkla maçları kazanmıştır.
Mağlubiyet ise ağır olmuştur. Tek maç ölçü olmasa da dikkate almaktayız.  Toplamda, genele bakınca 3.10 toplam golle geçen 10 maçta 1.1 maç başı fark yaptığını görüyoruz.
Kalan hazırlık maçlarını düşünürsek bu farkın korunabilmesi mümkün müdür ? Yani tek golle de olsa rakibi geçebilecek midir ? Lige katkısı ne olacaktır ? Göreceğiz ama iyimser değiliz.

Haftanın her günü takım için aynı performansı verebilir mi ? Hafta günlerine bakarsak: pazar maçlarında daha rahat olduğunu, çarşamba günü ise en sıkıntılı olduğunu görüyoruz. Elbette, sadece hazırlık maçlarına bakarak değerlendirme yapmaktayız.
Takımın başarı döngüsü olduğunu da görüyoruz: geçen yılın yaz maçlarını dengeleyecek bu yılki maçları görüyoruz. Bu denge tekrar değişebilir görünüyor.

Lig başladığında durumu tekrar değerlendireceğiz. Yine de, bugünün hazırlık maçlarını önemli ölçü olarak alabiliriz. Oyuınculara yatırım yapılıyor ve hazır olmaları beklenir. Rakip de hazırlık maçı yapmaktadır..

Saturday, 18 July 2015

Hamza Hamzaoğlu başaracak mı ?

Hamza Hamzaoğlu başaracak mı ? Gelecek sezon için en önemli soru bu olsa gerek. Geçmiş yazılarımızı okuyanlar bilir. Risk yönetimi konusunu önemsiyoruz. Takım yönetimlerinde bu kavram yeterince yerleşmediği için finansal açıdan risk taşımaya devam etmektedirler.  Halbuki Klüp yönetimlerinde nice iş adamı vardır ve kendi işletmeleri için önemsedikleri kriterleri nedense klüp için önemsemezler.
Her takımın başarı döngüsü, her oyuncunun başarı eğrisi olduğu gibi, her teknik adamın da benzer gelişimi vardır. Yükseliş ve düşüş gösterirler.

Aşağıdaki tabloda Hamza Hamzaoğlu'nun hazırlık maçları hariç son maçlarının performansını veriyoruz:
# Maç sayısı//
SNÇ##FARKTG
 116100%0,32,9
BER2421%0,01,8
GLB5547%1,93,3
MGL3732%-1,93,0
Bu tablo durum analizi için özet olarak kullanılabilir.
Tahminsel analize hazırlık için gereklidir. Genel okuyucu için bu seviyede tablo sunup daha fazlasını isteyenlere sunabiliriz.

Tabloyu açıklayalım ve farklı bakış katalım. Sorularla genişletelim.
Son 116 maçdan bahsediyoruz: 2 sezon maçlarını kapsamaktadır. Kupa, Lig, Avrupa maçları buna dahildir.

- Görüldüğü gibi galibiyetler ortalama 1.9 farkla alınırken, mağlubiyetler de 1.9 farkla gelmektedir.
- Galibiyetlerde toplam gol sayısı 3 üzerindedir ve mağlubiyetlerden ortalamada 1 gol bile fazla değildir.
--> Dünyanın büyük teknik adamlarında bu parametreler ne yöndedir ? Hamza Hoca  bu şekilde listeye girebilir mi ? Kaçıncı sırada kalır ?
Şöyle bir hesap yapalım: (Galibiyet x Toplam Golü - Mağlubiyet x Toplam Golü)/(Galibiyet Sayısı + Mağlubiyet Sayısı)
Elbette herkes kendince başarı ölçüsü geliştirebilir veya ölçü geliştirebilir ama bunun gelecek hedefleriyle ilişkili olması gerektiği unutulmamalıdır.
Hatta beraberlikleri de hesaba katarak sonucu farklı şekilde değerlendirebiliriz.
Toplam gol sayısı üzerinden farklı değerlendirmeler de yapılabilir. Örneğin ağırlaştırılmış gol sayısına bakalım.
Bu da maçları oransal olarak incelememizi sağlar: maç sonucu/toplam maç* toplam gol sayısı.
Beraberlik, galibiyet, mağlubiyet üzerinden gidince bu durumda gol sayısı 2.90 olmaktadır.
Bir başka deyişle maçların %47si galibiyetle biterken, bunu sağlayan maçlar dizisinde oransal gol toplamı 2.90 olmaktadır.

Bu çok mudur, az mıdır ? Kararını başarılı hocaların performansına bakarak görebiliriz.
Yukarıdaki tablo maçlar dizisinin sonucuna işaret etmektedir. Halbuki arada görülen dalgalanmalar ayrı analizi gerektiriyor.
Derin analize girince Hamza Hoca'nın bir rüzgar yakaladığı ve faydalandığını görmekteyiz .

Saturday, 11 July 2015

Sivasspor neyi hedefliyor ?

Sivasspor neyi hedefliyor  ? Yeni sezon yeni umut demektir ama "inşallah, maşallah" nereye kadar ? Başarının ölçüsü transferlerin parasal büyüklüğü müdür ? Hatırlayalım: biten sezonda Sivasspor oyuncuları üzerinden piyasa değeri (kamuya açıklanan veriler) 37.050.000 Avro idi. Toplamda 24 oyuncusu vardı, yani oyuncu başına değeri 1.540.000 Avro idi. Bu haliyle ligi 15. bitirdi. Lig'de küme düşmeyen takımların en kötüsü durumunda idi. Benzer değerdeki Gençlerbirliği ise (1.450.000 Avro / oyuncu) 9. sırada bitirdi.
Bir önceki sezonda 5. sırada bitirdiğinde ise oyuncu başına değeri 1.310.000 Avro idi. Yani benzer bütçeyle yanlış planlama mümkün demektir. Parayla saadet olmaz ! Başka gelişmeler de belirleyici olmaktadır. Sırf oyuncu hareketlerine bakarak karar vermek mümkün değildir.
Takım yöneticileri gelişmelerin içindeyken bazı gerçekleri farkedemiyor olabilir. Bazı gerçekler var: düzeltilseydi takımı daha iyi yerde görebilir miydik ? Nasıl olabileceğine bakalım:
Toplamda 9 galibiyet, 9 beraberlik, 16 mağlubiyet alan takım 36 puan toplamıştır. Bir başka deyişle: 9 beraberlikle 18, 16 mağlubiyetle 48 puan kaybetmiştir. Bu düzeltilebilir miydi ? Yani 34 maçta alabileceği 102 puanın sadece %35ini toplayabilmiştir.
İçeride 6 maç berabere bitmiştir: yani 12 puan kaybetmiştir. Dışarıdaysa 2 maç berabere bitmiştir: yani 4 puan kaybetmiştir. Yani bu 8 maçın 2 veya 3ünü alabilseydi fazladan 4-6 puanı olacaktıki. Galibiyet primi ve Lig'de sıralama primi de buna göre değişecekti.
Benzer şekilde gidelim:toplamda 16 maç kaybedeb takım bunların 4- 5 maçını  beraberlikle bitirebilmiş olsaydı fazladan 4-5 puanı olacaktı. Sonuçta 3 puan kayıp yerine 1 puan kazanç gibi olacaktı.
Beraberliklerin bir kısmı galibiyete, mağlubiyetlerin bir kısmı da beraberliğe dönüşseydi fazladan 4- 11 puanı olacaktı.
Bizim hesabımıza göre bu 14 puan da olabilirdi.
Yine de belirtelim bunun öncelikli yolu takım piyasa değerini veya oyuncu başına değerini 1.200.000 Avro altında tutması gereklidir.

 www.cemsengezer.com







Thursday, 9 July 2015

Altınordu Futbol Klübü neden düşer ?

Altınordu A takımı gayet bilimsel çalışıyor da olsa kendine özgün modelleri olduğunu düşünmüyoruz. Ticari programlarla gelişmeyi takip eder görünüyorlar. Ancak geleceği tahmin edebilecek çalışmalar yok. Neden böyle düşündüğümüzü rakamlara bakarak söyleyebiliriz.

DÖNEM Fark Attığı Yediği Toplam Maç Risk
  0,73 2,05 1,32 3,36 22 2,33
Apr-Jun 2015 2,67 3,33 0,67 4,00 9 2,00
Jan-Mar 2015 -0,62 1,15 1,77 2,92 13 1,45


Takım Ocak - Haziran 2015 döneminde ortalama 0.73 gol farkıyla maçları kazandı bunun maliyeti ne oldu ? Alınan sonuçlardaki ortalama risk (dalgalanma) 2.33 seviyesine yükseldi. 

Yükseldi çünkü Ocak  - Mart 2015 döneminde 1.45 seviyesinde idi. 


Sonuçta bu risk yükselişi sonuçtur, sebebi yönetilememiş olmasıdır. Dönem içinde yönetim teknikleri kullanılsaydı sonuç bu olmazdı.

Gelecekte ne olur ?

Risk yükselişi alınan sonuçları olumsuz etkileyecektir. Ortalama 0.73 olan gol farkı 0.10 seviyelerine düşecektir. Yani galibiyet yüzdesi düşecektir.

Aynı yöntemlerle farklı sonuçlara gidilemez..